Pazar

GÜLSE BİRSEL: "MİZAHI İYİ YAZIYORUM GALİBA"


"Avrupa Yakası"nın senaryosunu da yazıyorsun. Dizinin bu kadar ilgi görmesi senaryosundan mı kaynaklanıyor?
Tek neden o değil tabii ama hikâye de önemli. Diğer sitcomlardan farkı bence şu; Türk televizyon sitcomlarının sakız gibi uzaması her bölümde tek bir hikâye seyretmenizden. Benim yapmaya çalıştığım şey şuydu, 3-4 tane hikâye aynı anda başlıyor ve bölümün sonunda hepsi bağlanıyor. O arada uzun süren hikâyeler de var, mesela Cem'le Aslı'nın aşkı başladı ve 20 bölümdür devam ediyor.

* Ama bu yapılmadık bir şey değil ki... Diğer sitcomlarda da var.
Pek yok. Çocuklar Duymasın da bizimki gibi bir örnekti. Belki ondan tuttu.

* Ama ilk oynadığınız dizinin senaryosu da Çocuklar Duymasın'ın yazarı, yani Birol Güven'in senaryosuydu. İkinci bölümde kaldırıldı.
Kötü bir senaryoydu. Birol yazmamıştı. Kendi ekibine yazdırıp ilgilenememişti. İlk bölümünü seyredince yıkıldım kaldım.

Ukala bir havam da var
* Gülse Birsel için çok değişik tanımlamalar var. Dişi, soğuk, güzel, zeki, komik, yapmacık, doğal, sempatik, antipatik. Hiçbiri birbirini tutmuyor.
Dışardan nasıl göründüğümle ilgili onlar. Karakter özelliğim değil hiçbiri. Geçenlerde Ata iyi bir tespit yaptı.

* Peki neden uçlardaki tanımlarla anılıyorsunuz?
Çirkin, aptal yok ama soğuk var, antipatik var... Tam tersleri de var. Ben pozitif olanları kabul ediyorum. Negatifleri de kabul etmek lazım aslında. Bütün bunlar GAG'daki ukalaca bir şeyler anlatan kadın imajından çıkmış olabilir. Çok ahkâm kesen kadını sevmiyor bazıları. Özellikle erkekler. "Güzel kadın, herkes gibi sunuculuk yapsa ya" deniyor.

* Ata Demirer ne demişti?
Ata'ya göre negatif eleştiriler, böyle bir işin kadınlar tarafından pek yapılmamış olmasından kaynaklanıyor. Ama tabii ki mesafeli, soğuk, ukala bir havam da var. Yapabileceğim bir şey yok...
GAG için metinleri, esprileri sen yazmıyorsun diye laflar çıkmıştı.
Herhalde şimdiye kadar kendi mizahını yazıp, kendi oynayan bir kadın olmadığı içindir. O nedenle, "Bu kadının arkasında kel, şişman, gözlüklü erkeklerden oluşan bir grubu var, onlar yazıyor" diye düşünmüşlerdir.

* Neden kel, şişman, gözlüklü olsun canım. Yakışıklı bir gazeteci de olabilir...
Evet, onu da söylediler, kocası Murat Birsel yazıyormuş da dendi.

* Gündüzleri çekimdesin, geceleri yazıyorsun. Eşinle paylaştığın saatler?..
Bundan çok fazla bahsetmek istemiyorum aslında. Çünkü ilginç bir şey yok. Meslektaş olmamız iyi bir şans. Bir erkek için sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar çekimde olan, eve geldiği zaman da bilgisayarın başında oturan bir kadın çok cazip olmayabilir.

* Avrupa Yakası'nda nelere çok gülüyoruz?
Günlük hayatta farkında olmadan yaptığımız küçük sahtekârlıkların yüzümüze vurulmasına. Zamanla sahtekârlık haline gelen yalanlara. Herşeyi dürüstçe ortaya koyunca çok gülünecek şey çıkıyor.

* Mesela?
Dizide hiçbir karakter çok iyi veya çok kötü değil. Herkes biraz iyi, biraz kötü. Bunlar şehir insanları oldukları, belli bir masumiyeti kaybettikleri için kötülüğe biraz daha meyilliler. Yani hepsi bencil, hepsi kendi hayatında bir şeyler olsun istiyor. Hayatta da böyle değil mi?

* Peki Aslı'nın sahtekârlıkları ne? Yaşını saklıyor mu?
Saklamaz mı? 28,5 diyor, aslında 32.

Sette aile gibi olduk
* Gülse kaç yaşında?
33 yaşındayım. Söylemeye bile alışamadım. 32 diyorum. Bunun dışında Aslı ailesine çok cici görünüyor ama sürekli yalan söylüyor. Mesela abisini bir kaşık suda boğabilir. Seni çok seviyorum diyor, ama aslında umrunda değil.

* Ağabeyin ismi neydi dizide?
Volkan. Onun hayatı kötülük. O, tamamen kendisini düşünüyor. Amacına ulaşmak için her üçkağıdı yapabilir. Tabii ki belli insanlık değerleri de var.

* Avrupa Yakası ismi İstanbul'daki insanları anlattığı için mi kondu?
Orası kendisini Avrupa'da yaşadığını sanan insanların yakası.

* Çıkardığın dergiler de o insanlara mı hitap ediyordu; istediği zaman Avrupa'da yaşayabilecek zengin insanlara?
Hem o hayatı yaşayanlara, hem de o hayatı yaşamak isteyenlere. O dergilerin okuyucularının yarısı da onlar gibi olmak isteyenlerdir.

* Bir de Anadolu'dan gelen ofisboy var... Çok şirin.
O tamamen bir kültür mozaiği. Dizinin son bölümünde herkesi dergiye ilk geldikleri gün göreceğiz. Şesu, ayakkabılarının arkasına basarak, beyaz çorapları, elinde bavulu ile geliyor. Sonradan zekâsıyla uyum sağlamış bir tip. Volkan da aile tarafından Avrupa Yakalı ama zihniyet olarak değil.

* Şesu bürodaki kızlara hiç asılmıyor. Volkan'a kalsa hepsini götürür...
Şesu Volkan'dan çok daha Avrupalı. Kızlara bacı muhabeti yapıyor ama bir gün aralarından biriyle bir illişkisi de olabilir. İstanbul'a hepsinden daha çok uyum sağlamış.

* Dizideki kadınlar erkeklerden daha çok entrikacı. Hayatta da öyleler mi?
Bence öyle. Daha ince şeylere kafaları çalıştığı için aşk meşk konularındaki entrikalara kafaları daha çok basıyor.

* Hümeyra ve Gazanfer Özcan nasıllar sette?
Çok acayipler. Bütün oyuncular senaryoyu üç gün önce alıyor. Gazanfer Özcan okumadan geliyor. Kahvesini içerken şöyle bir bakıyor ve mükemmel oynuyor. Hümeyra'dan da çok şey öğrendim. İlk çektiğimiz sahneleri seyrettiğimiz zaman baktık ki, tam bir aile gibi olmuşuz. Bu alışkanlık için bir sette oldukça zaman geçmesi gerekirmiş.

* Gerekirmiş diyorsun...
Çünkü ilk defa oluyor. İlk oyunculuk denemem.

Mizahı iyi yazıyorum galiba
* Kitabın da çok satıyormuş. Biraz söz etsene.
Gazetede yazdığım yazıların ve GAG metinlerinin toparlanmış hali... Daha önce hiç yayınlanmamış hikâyeler değil. Onun için çok okunacak yeni bir şey yok. Ama çok satıyor işte...

* O zaman neden çok satıyor? Avrupa
Yakası'ndaki popülaritenden olmasın?
Olabilir. Ama mizah okumayı seviyor insanlar. Bu konuda alçakgönüllü olamayacağım. Mizahı iyi yazıyorum galiba. Eğlenmek için alıyor insanlar. Zaten öyle çok iddialı sözler de söylemiyorum. Ahmet Altan'dan sonra listelerde ikinci şu anda..

* Hem kendini takdir etmek, hem de başkaları tarafından beğenilmek duygusu var mı sende? Bunlar birbirinden bağımsız şeyler değil...
Olmaz mı? Dergicilik zamanımda da böyleydi. Birileri "dergi ne kadar güzel" dediği zaman bedavadan çalışabilirdim. Yanlış anlama. Şimdi ne derlerse desinler bu işi bedava yapmam.

Bir kahır hikâyem yok
* Hiç para sıkıntısı çekmedin sanırım.
Çekmedim.

* İyi okullarda okudun, iyi yerlerde yaşadın, bu yere gelmek kolay bir başarı gibi mi görülüyor?
Ben öyle görmüyorum.

* Tırnaklarıyla kazıyıp sıfırdan gelenlerdensin...
Bir kahır hikâyesi arıyorsan öyle bir hikâyem yok. Ama ben de sıfırdan başladım. 19 yaşımda Aktüel'de stajyerdim. Gazetecilikte kimse çok kolay geldi buralara diyemez. Dergicilikte bütün basamakları teker teker çıktım. Hak etmemiş gibi göründüğüm bir tek şu olabilir: Daha ilk deneyimimde başrol aldım. "Niye başrol?" denebilir... Ben oyunculuğumun çok büyük bir kepazelik olduğunu da düşünmüyorum. Hümeyra, Gazanfer Özcan, Ata Demirer gibi ustaların arasında iğreti durmuyorsam, demek ki hak etmişim.
ARDA USKAN İLE VATAN'DAKİ RÖPORTAJDAN..

6 yorum:

Adsız dedi ki...

ben çok tiyatro yeteneği olan bir insanım yo hayır tiyatrro dersleri almadım herşeyi yapabilirim seneryo bili yazıyorum çevrem herkes sen bir tiyatrocu olucaksın diyolar ve ben komik şeyler herşeyi yapabilme özelliğim var hayalim büyük bir tiyatrocu olmak tahalar üzerinde hayran olduğum tiyatrocular ve sen gülse birsel senin oyunculuğun bir harika ve demet akbağayı örnek alıyorum YANLIŞ OLMASIN LİSEYİ OKUYORUM SENİ SEVİYORUM GÜLSE BİRSEL

Adsız dedi ki...

ben gülse birseli çamaşır
makinasında yıkamayı
düşünüyorum. gülse hanımı
makinada köpüklü programda
yıkamak lazım. gülse hanımı
çamaşır makinasına atıp
yıkıyacağım. gülse birsel
makinada yıkanırken
deterjan gözüne deterjan koyucam
ve köpüklü yıkamada yıkanıcak

huseyin dedi ki...

her şey çok güzel

Adsız dedi ki...

BENCE SENARYOYU KENDİ YAZIYOR ÇOK DA GÜZEL OYNUYOR.BU DİZİ HİÇ BİTMESİN

seni çok seven hayranın tuğçe dedi ki...

seni çok seven hayranın tuğçe
lise iki öğrencisiyim ve seni çok seviyorum arkadaşlarım ve çevremdekiler, hatta bende beni sana benzetiyoruz.hatta ben kendimi sende buluyorum.ne kadar soğuk espri yapsamda arada tutanlar oluyo :)bide elimde bir senaryo var aslında yorumlamanızı çok isterim psikolojik gerilim türü bişe çok güzel taklit yaparım tiyatro ile aram çok iyidir. müzik sanat kültürel aktiviteler veeee ayrıca sen vazgeçilmezimsin yyine çenem düştü byyy ya seni çok seviyorum ya sarı şekerim bnm buda adresim (tugce__ergin@hotmail.com) nolur ekle eklersen sevinirim seni çooooooook seviyorummmm...

Adsız dedi ki...

ya bn çok yazar gördüm ama bölesini görmedim çok şeker çok doğal ve çok sempatik diğer dizilere baktığımızda direk yapmacılık çıkıo ortaya uff bu kadın nasıl bi şey bnce çok yetenekli aslında oyunculuk çok istiorum ve gülse birselle tanışmak ama oyunculuktan farklı planlarım var