Cumartesi

SENARYOLARINIZIN "NOTER ONAYI" DERDİ BİTİYOR



Bütün senaryo yazarı arkadaşlarımızın ortak dertlerinden biri de senaryolarını notere onaylatmadır. Son gelen zamlardan sonra bir senaryoyu notere onaylatma astronomik bir rakama ulaşmıştı. Noterler damga vurdukları sayfa başına ücret almaktadırlar. Durum böyle olunca noter ücreti bazen senaryo başına alınan ücreti bile geçmekteydi. Şimdi bu sorun tamamen ortadan kalkıyor.SEN-DER (Senaryo Yazarları Derneği) , bir meslek birliği olan BESAM’a (Bilim Sanat Eserleri Meslek Birliği) tüzel kişi olarak üye oldu. Bundan sonra tüm üyelerimiz, küçük bir ücret karşılığı senaryolarını (projelerini) onaylattırabileceklerdir.
Ayrıca bundan sonra sorunlarla karşılaşan SEN-DER üyeleri derneğin hukuk danışmanından hizmet alabileceklerdir.

Bu konularla ilgili detaylı bilgi yakında yayına geçecek olan derneğin web sitesinden duyrulacaktır.

9 yorum:

mustafakarnas dedi ki...

Tebrik ederim. iyi başladınız. benim önerimin bir katkısı oldu mu bilmem ama. (Size bu konuyu bir kaç hafta önce önermiştim)
Size destek verecek her türlü çalışma içinde olacağımı bilmenizi isterim.

mustafakarnas dedi ki...

Anonymous diyor ki;...
BENCE MUSTAFA KARNAS MADDİ SIKINTILAR YÜZÜNDEN BÜYÜK psikolojik sıkıntılar İÇİNDE! Tahminimce sıkıntılarını çözebilmek için gözüne çarpan ve aklına gelen her yolu denemeye kararlı gibi görünüyor. Bir süredir kendisinin sitede yayınlanan yorumlarını okuyorum ve elde ettiğim sonuç ne yazık ki bu.

Önce Sen-der'in senaryo yazım dersleri fikrini kendisine yontup, orada yer alan bir çok ünlü ve usta isim yerine, adını ilk kez bu sitede duyduğum, hiçbir filmini izlemediğim "Mustafa Karnas'ın tercih edildiğini" kendi kaleminden yazılmış tanıtım mahiyetinde bir yazıda görüyoruz.

Peki oldu diyelim, bunu yedik, olabilir...

Hemen ardından 5 milyon dolar bütçeli filmine, ilk önce 200 ardından 2000 ytl biçiminde düzeltilmiş ortaklar aradığını görüyoruz... (Bu da şık ve Hollanda da uygulanan bir yöntemdir. Ancak devlet kanalıyla farklı bir sistemde)

Burada soru işaretleri başlıyor;

1) Sevgili Mustafa Karnas, bu 5 milyon dolar (yaklaşık 6,875,000 ytl) bütçeli filmi, hangi baba yiğit yönetmen yönetecek? Öyle ya 5 milyon dolarlık (don lastiğinin akmadığı) bu seti, kime emanet edeceğiz?
2) Bir biletten 2 doların kazanıldığı ve ülkemizde şu ana kadar gora'nın ulaştığı maksimum 4 milyon seyirci sayısına ulaşabilmek için, 1 milyon dolar ve üstü ücret alabilecek hangi oyuncularla çalışacağız? Bu oyuncuları hangi güç ikna edecek? diyelim ikna ettik o zaman bu 5 milyon dolarlık bütçe ne oldu? (Burada önerim, sevgili karnas'ın senaryosunu bu ciddi havadan cem yılmaz'ın başrolünü oynayacağı bir komedi filmine çevirmektir.)

3) 1 milyon doları bizden buldun diyelim geri kalan 4 milyon doları kim verecek? Sen mi vereceksin? Bu parayı senin koyamayacağın ortada, hadi benim gibi işbilir bir sayesinde Eurimajdan 200 bin euro aldık, kültür bakanlığı da helalinden bir 200 bin ytl verdi. Birde tv satışı yaptık yine işbilir bir kişi tarafından kanal d ye 150 -200 bin dolara verdik. benim hesabımda hala bu 5 milyon tamamlanmadı.

Sonuç:
Dolayısıyla kanaatim, senin gerçekten böyle hayaller kurucak derece sıkıntıda olman.
Yazdığın film hikayeni de okudum... Bütün popüler amerikan filmlerinin (öykünme karakter isimleriyle özellikle kuşçu yusuf, tarkan) kolajlandığı, süslü sahnelerin arkasına saklanan ama sinema tarihi açısından değer taşıyacağına inanmadığım karakter derinliklerinden yoksun, süslü sahneler arkasına saklanmış alelade bir film hissi uyandırmıştırdır bende. Aksiyon olsun da her şey yer gibi bir mantık taşıdığı hissimi mazur gör.

Böyle bir öykü yazan birinin ise Eğreti Gelin filmine yapmış olduğu aşağılayıcı atıfları da hiç beğenmedim. Film çok başarısız olabilir, ama senaryonun taşıdığı önerme ve anafikir çevresinde kesinlikle özgündür.
Oysa senin fikrini okuduğumda, bu film çekilecek olsa ikinci bir DÜNAYAYI KURTARAN ADAM faciyasıyla karşı karşıya kalacağız demekten kendimi alamıyorum.

TAMAM İŞ HAYAL SATMAK ama onun bile bir ölçüsü var. Trantino ve R.Rodrigez gibi bir çok örnekte olduğu gibi, her sinemacı önce hayallerini gerçekleştirilebilecek ölçeklerde tasarlayıp, büyük uçuşlardan kaçınarak yola çıkmışlardır. Terminatör'ün Truva'nın, Yüzüklerin Efendisi'nin hayallerini kuran milyonlarca çocuk, üzgünüm ama bunlara benzer bir çok hayali kahraman ve olaylarla dolu oyunlarla parklarda oynamaktadır.
Senin bu 5 milyon dolarlık fikrinin çocukların oyun anlayışından ne farkı kaldı şimdi?

Kanımca romanlar yazmaktasın, kalem sınırlarında herşey mübahtır. Tebrik ederim bir romanda yayınlamayı başarmışsın, ama bu yolla sinema dünyasına kafadan ve büyük bir giriş yapabileceğin düşüncesini çıkarmalısın.

Bunun yerine en kolay yolla yapılabilecek, fakat en özgün ve en güçlü anlatımı sağlayabilecek senaryoları yazmayı denemeni tavsiye ederim. Belki O zaman peşinde sürükleyebileceğin, sana inanmış, 500 tane kendisini enayi gibi hissebilecek insan yerine, sonuna kadar arkanda olacak gerçek destekçiler bulacağını düşünüyorum.
Bütün bu sitedeki arkadaşlara tavsiyem, arkadaşımız sanırım çok zor durumda, onu maddi sıkıntılarından kurtarabileceğimiz bir yol düşünelim... hemen herkes kendisinin elinden bir kaç romanını satın almaya başlaya bilir, mesela:)
Sevgiler.


At 8:05 PM, mustafakarnas diyor ki;...
Bu yorumu yeni gördüm. Şaşırdım doğrusu. Siz nasıl bir insansınız? Kimsiniz? Adınız nedir ? Senarist misiniz? Bana neden saldırdığınızı anlayamadım ? Ne demek istiyorsunuz ? Ben kim olduğumu geçmişte ve bugünde neler yaptığımı yazılarımda her defasında açıkça belirttim. Ben Mustafa Karnas'ım 20 yıllık araştırmacı-gazeteciyim ve bugüne kadar Avusturya'da ve Türkiye'de gazeteler ve dergiler yayınladım. 1993 yılında Avusturya Kültür Bakanlığına 'Brennende Strassen 'isimli bir senaryo çalışması yaptım. Bir senaryom filma-cass'ta. satın aldılar. geçen yıl Özen filme Hasan dabbah'ı hem yazdım hem çektim. İki yayınlanmış romanım ve yakında yayınlanacak beş tane daha kitabım var. 43 yaşındayım iki yabancı dil biliyorum. Türk televizyonlarında senarist ve yazarların nasıl süründürüldüğünü gördüm. Onlar için üzüldüm. Onlara ÇÖP senaryola yazdırıp ücretlerini ödemeyen YAPIMCILARA tepkimi gösterdim. Bana bu şekilde YAZ-GETİR diyen onlarca YAPIMCI müsveddesini red ettim. 10 tahe hazır senaryom var. Türkü filmi, Sırlara Yolculuk gibi düşük seviyeli projeleri yazmadığım, red ettiğim, çakal yapımcılarla çalışmadığım ve TV'lere ÇÖP projeler üretmediğim ve TUTARLI durduğum için KİMLİĞİNİ GİZLEYEN bir arkdaş tarafından suçlanıyorum. Tuhaf doğrusu.
Bunlar benim kim olduğumu gösteriyor. BEN KİM DEĞİLİM ?
Ben senaryo esnafı değilim 300-500 lira karşılığı itilip kakılan biri değilim. Ben büyük iddialar ile yüzbilerce dolar harcayıp YANLIŞ ÖYKÜLERE film çeken ve batan projelerin içinde değilim. Benim iddiam şu; Şu anda bir şeyler üreten ama ürettikleri hep zarar eden senarist,yönetmen ve yapımcı üçgeninin hala Türk sinema ve Tv seyircisi profilini çözemediğidir. Ama ben çözdüm. Ben orjinal ve iş yapacak projeler üretiyorum. Ve projelerim anlayanlara açıktır.
Bu yıl vizyona giren 25 Türk filmi büyük zararlarla battı. Ben daha o filmler vizyona girmeden aylar önce onların batacaklarını nedenleri ile birlikte bu siteye yazmıştım.
AYRICA Mustafa Karnas ta siz ve diğer arkadaşlar gibi proje yapmak ve para kazanmayı hedeflemektedir. Ama amacım kimseye zarar vermekı değildir. Ben ortadayım. Bana saldırma cüretinde bulunan SİZ neredesiniz ? Teessüf ederim Adınızı verin de hangi batak projenin içinde bulunan biri olduğunuzu görelim.
Ayrıca yanlış bir değerlendirme içindesiniz. Ben filmin bütçesi 5 milyon dolar olacak demedim. Ben bir milyon dolar bütçe ile beş bilmoy dolar hasılat yapamaktan söz etmiştim.
Bana CEHENNEM KAZANINDAKİ TÜRKLER fıkrasını anımsatıyorsunuz. Kazandan çıkmak isteyenin bacağından tutan diğerleri gibi. Eğer senaristseniz yazıklar olsun, bu kafayla yapımcılar sizin gibi insanları daha çok sömürür.

mustafakarnas dedi ki...

Anonymous diyor ki;...
BENCE MUSTAFA KARNAS MADDİ SIKINTILAR YÜZÜNDEN BÜYÜK psikolojik sıkıntılar İÇİNDE! Tahminimce sıkıntılarını çözebilmek için gözüne çarpan ve aklına gelen her yolu denemeye kararlı gibi görünüyor. Bir süredir kendisinin sitede yayınlanan yorumlarını okuyorum ve elde ettiğim sonuç ne yazık ki bu.

Önce Sen-der'in senaryo yazım dersleri fikrini kendisine yontup, orada yer alan bir çok ünlü ve usta isim yerine, adını ilk kez bu sitede duyduğum, hiçbir filmini izlemediğim "Mustafa Karnas'ın tercih edildiğini" kendi kaleminden yazılmış tanıtım mahiyetinde bir yazıda görüyoruz.

Peki oldu diyelim, bunu yedik, olabilir...

Hemen ardından 5 milyon dolar bütçeli filmine, ilk önce 200 ardından 2000 ytl biçiminde düzeltilmiş ortaklar aradığını görüyoruz... (Bu da şık ve Hollanda da uygulanan bir yöntemdir. Ancak devlet kanalıyla farklı bir sistemde)

Burada soru işaretleri başlıyor;

1) Sevgili Mustafa Karnas, bu 5 milyon dolar (yaklaşık 6,875,000 ytl) bütçeli filmi, hangi baba yiğit yönetmen yönetecek? Öyle ya 5 milyon dolarlık (don lastiğinin akmadığı) bu seti, kime emanet edeceğiz?
2) Bir biletten 2 doların kazanıldığı ve ülkemizde şu ana kadar gora'nın ulaştığı maksimum 4 milyon seyirci sayısına ulaşabilmek için, 1 milyon dolar ve üstü ücret alabilecek hangi oyuncularla çalışacağız? Bu oyuncuları hangi güç ikna edecek? diyelim ikna ettik o zaman bu 5 milyon dolarlık bütçe ne oldu? (Burada önerim, sevgili karnas'ın senaryosunu bu ciddi havadan cem yılmaz'ın başrolünü oynayacağı bir komedi filmine çevirmektir.)

3) 1 milyon doları bizden buldun diyelim geri kalan 4 milyon doları kim verecek? Sen mi vereceksin? Bu parayı senin koyamayacağın ortada, hadi benim gibi işbilir bir sayesinde Eurimajdan 200 bin euro aldık, kültür bakanlığı da helalinden bir 200 bin ytl verdi. Birde tv satışı yaptık yine işbilir bir kişi tarafından kanal d ye 150 -200 bin dolara verdik. benim hesabımda hala bu 5 milyon tamamlanmadı.

Sonuç:
Dolayısıyla kanaatim, senin gerçekten böyle hayaller kurucak derece sıkıntıda olman.
Yazdığın film hikayeni de okudum... Bütün popüler amerikan filmlerinin (öykünme karakter isimleriyle özellikle kuşçu yusuf, tarkan) kolajlandığı, süslü sahnelerin arkasına saklanan ama sinema tarihi açısından değer taşıyacağına inanmadığım karakter derinliklerinden yoksun, süslü sahneler arkasına saklanmış alelade bir film hissi uyandırmıştırdır bende. Aksiyon olsun da her şey yer gibi bir mantık taşıdığı hissimi mazur gör.

Böyle bir öykü yazan birinin ise Eğreti Gelin filmine yapmış olduğu aşağılayıcı atıfları da hiç beğenmedim. Film çok başarısız olabilir, ama senaryonun taşıdığı önerme ve anafikir çevresinde kesinlikle özgündür.
Oysa senin fikrini okuduğumda, bu film çekilecek olsa ikinci bir DÜNAYAYI KURTARAN ADAM faciyasıyla karşı karşıya kalacağız demekten kendimi alamıyorum.

TAMAM İŞ HAYAL SATMAK ama onun bile bir ölçüsü var. Trantino ve R.Rodrigez gibi bir çok örnekte olduğu gibi, her sinemacı önce hayallerini gerçekleştirilebilecek ölçeklerde tasarlayıp, büyük uçuşlardan kaçınarak yola çıkmışlardır. Terminatör'ün Truva'nın, Yüzüklerin Efendisi'nin hayallerini kuran milyonlarca çocuk, üzgünüm ama bunlara benzer bir çok hayali kahraman ve olaylarla dolu oyunlarla parklarda oynamaktadır.
Senin bu 5 milyon dolarlık fikrinin çocukların oyun anlayışından ne farkı kaldı şimdi?

Kanımca romanlar yazmaktasın, kalem sınırlarında herşey mübahtır. Tebrik ederim bir romanda yayınlamayı başarmışsın, ama bu yolla sinema dünyasına kafadan ve büyük bir giriş yapabileceğin düşüncesini çıkarmalısın.

Bunun yerine en kolay yolla yapılabilecek, fakat en özgün ve en güçlü anlatımı sağlayabilecek senaryoları yazmayı denemeni tavsiye ederim. Belki O zaman peşinde sürükleyebileceğin, sana inanmış, 500 tane kendisini enayi gibi hissebilecek insan yerine, sonuna kadar arkanda olacak gerçek destekçiler bulacağını düşünüyorum.
Bütün bu sitedeki arkadaşlara tavsiyem, arkadaşımız sanırım çok zor durumda, onu maddi sıkıntılarından kurtarabileceğimiz bir yol düşünelim... hemen herkes kendisinin elinden bir kaç romanını satın almaya başlaya bilir, mesela:)
Sevgiler.


At 8:05 PM, mustafakarnas diyor ki;...
Bu yorumu yeni gördüm. Şaşırdım doğrusu. Siz nasıl bir insansınız? Kimsiniz? Adınız nedir ? Senarist misiniz? Bana neden saldırdığınızı anlayamadım ? Ne demek istiyorsunuz ? Ben kim olduğumu geçmişte ve bugünde neler yaptığımı yazılarımda her defasında açıkça belirttim. Ben Mustafa Karnas'ım 20 yıllık araştırmacı-gazeteciyim ve bugüne kadar Avusturya'da ve Türkiye'de gazeteler ve dergiler yayınladım. 1993 yılında Avusturya Kültür Bakanlığına 'Brennende Strassen 'isimli bir senaryo çalışması yaptım. Bir senaryom filma-cass'ta. satın aldılar. geçen yıl Özen filme Hasan dabbah'ı hem yazdım hem çektim. İki yayınlanmış romanım ve yakında yayınlanacak beş tane daha kitabım var. 43 yaşındayım iki yabancı dil biliyorum. Türk televizyonlarında senarist ve yazarların nasıl süründürüldüğünü gördüm. Onlar için üzüldüm. Onlara ÇÖP senaryola yazdırıp ücretlerini ödemeyen YAPIMCILARA tepkimi gösterdim. Bana bu şekilde YAZ-GETİR diyen onlarca YAPIMCI müsveddesini red ettim. 10 tahe hazır senaryom var. Türkü filmi, Sırlara Yolculuk gibi düşük seviyeli projeleri yazmadığım, red ettiğim, çakal yapımcılarla çalışmadığım ve TV'lere ÇÖP projeler üretmediğim ve TUTARLI durduğum için KİMLİĞİNİ GİZLEYEN bir arkdaş tarafından suçlanıyorum. Tuhaf doğrusu.
Bunlar benim kim olduğumu gösteriyor. BEN KİM DEĞİLİM ?
Ben senaryo esnafı değilim 300-500 lira karşılığı itilip kakılan biri değilim. Ben büyük iddialar ile yüzbilerce dolar harcayıp YANLIŞ ÖYKÜLERE film çeken ve batan projelerin içinde değilim. Benim iddiam şu; Şu anda bir şeyler üreten ama ürettikleri hep zarar eden senarist,yönetmen ve yapımcı üçgeninin hala Türk sinema ve Tv seyircisi profilini çözemediğidir. Ama ben çözdüm. Ben orjinal ve iş yapacak projeler üretiyorum. Ve projelerim anlayanlara açıktır.
Bu yıl vizyona giren 25 Türk filmi büyük zararlarla battı. Ben daha o filmler vizyona girmeden aylar önce onların batacaklarını nedenleri ile birlikte bu siteye yazmıştım.
AYRICA Mustafa Karnas ta siz ve diğer arkadaşlar gibi proje yapmak ve para kazanmayı hedeflemektedir. Ama amacım kimseye zarar vermekı değildir. Ben ortadayım. Bana saldırma cüretinde bulunan SİZ neredesiniz ? Teessüf ederim Adınızı verin de hangi batak projenin içinde bulunan biri olduğunuzu görelim.
Ayrıca yanlış bir değerlendirme içindesiniz. Ben filmin bütçesi 5 milyon dolar olacak demedim. Ben bir milyon dolar bütçe ile beş bilmoy dolar hasılat yapamaktan söz etmiştim.
Bana CEHENNEM KAZANINDAKİ TÜRKLER fıkrasını anımsatıyorsunuz. Kazandan çıkmak isteyenin bacağından tutan diğerleri gibi. Eğer senaristseniz yazıklar olsun, bu kafayla yapımcılar sizin gibi insanları daha çok sömürür.

mustafakarnas dedi ki...

MUSTAFA KARNAS DİYOR Kİ !
Belli bir zamandan beri bu sitede bazı yorumlar yaptım. Bu yorumların arasında ise Türk sinema seyricisi profili ile vizyona giren Türk filmlerinin analizleri de oldu.
Bu sezon yaklaşık 25 Türk filmi vizyona girdi ve hemen hemen tamamı büyük zararlar ile gişeden çıktı.
Ben daha o filmler vizyona girmeden aylar önce bu filmlerin öykülerinin seyrici taleplerini karşılamadığını ve hepsinin gişede batacağını bu siteye yazmıştım.
Sezonun ilk filmlerinden biri olan YAZI-TURA yaklaşık 250 bin seyirci almayı başardı. Basından duyduğum kadarı ile değerli insan UĞUR YÜCEL varını yoğunu bu filme yatırmış ve 700 milyar borca girmiş.
Üç Milyon dolar harcandığı söylenen ŞANŞ KAPIYI KRINCA yine yaklaşık 350 bin seyirci ile gişeden çıktı. En az 2 milyon dolar zarar. Bir kaç tane SİNAN ÇETİN yapımı film, bazıları vizyona girdi bazıları girmeyi bile başaramadı. Vizyona girenler PARDON battı.
TEOMAN'ın BALANS VE MANEVRA büyük zararla battı. GÖNÜL YARASI büyük ustaların filmi hedeflediği kitleyi alamadı, 900 binde kaldı. Zarar var. O ŞİMDİ MAHKUM battı.
Diğer bütün filmlerin tamamı HABABAM SINIFI hariç hepsi gişede yattı.
ŞİMDİ SORUYORUM... ORTALIKTA SİNEMACIYIM, SENARİSTİM, YÖNETMENİM, YAPIMCIYIM diye dolaşıp ve ellerindeki batak filmleri BİR BAŞARI REFERANSI gibi gösteren bu projelerin içinde yeralan bu insanlar KÖTÜ SİNEMACI MI? hayır herbiri birer usta ve işlerini iyi yapıyorlar. Bu filmlerin SENARYOLARI KÖTÜ MÜ? Hayır her biri usta işi, üzerinde çok çalışılmış bütün kurallarıyla yazılmış eserler. Bu filmlerin YÖNETİMİNDE BİR SORUN MU VAR ? hayır her biri birbirinden değerli yönetmenler ve çok başarılılar. YAPIMDA BİR SORUN MU VAR ? Hayır yok. her bir filme hakkı neyse o kadar prodüksiyon desteği verilmiş. TANITIMLARI MI YETERSİZDİ ? Hayır her biri yeterince tanıtıldı.
O HALDE NE OLDU DA BU FİLMLER GİŞEDE BATTI ?
Yanıtı çok kolay. ÇÜNKÜ ONLAR SEYİRCİNİN TALEP ETMEDİĞİ ÖYKÜLERE BÜYÜK EMEKLER VEREREK FİLM ÇEKTİLER. YANİ ALICISI OLMAYAN ÜRÜNLERİ ÜRETTİLER. Hepsi bu kadar. Gişede iyi iş yapacak filmleri yapmak için İYİ SİNEMACI olmak yetmez. HEDEF KİTLE ANALİZİNİ VE SEYRİCİ PROFİLİ İLE TALEPLERİNİ BİLMEK GEREKİR VE BU İŞ İÇİN DE İYİ İLETİŞİMCİ OLMAK GEREKİR. Ben 20 yıllık deneyimli bir gazeteci olarak İYİ BİR İLETİŞİMCİYİM ve daha bu filmlerin öyküsünü basında okuduğum an batacaklarını anlamıştım.
Umarım YAPIMCILAR, YÖNETMENLER,SENARİSTLER ve adını gizleyerek insanları karalamaya çalışan bazı müsveddeler(anonymus) ne demek istediğimi anlarlar. İYİ SENARYO, İYİ YÖNETİM, İYİ YAPIM her zaman bir filmi kurtarmaz. TALEBİ OLAN ÖYKÜLERİN FİLM YAPILMASI GEREKİR.

amatör yazar dedi ki...

merhabalar ben istanbuldan amatör yazar sizlerle tanışmayı ve bir aç senaryom hakkında yotumlarınızı almak istiyorum bu senaryo tastik olayına da çok sevindim teşekkürler

amatör yazar dedi ki...

merhabalar sizlerle tanışmak ve bir kaç senaryom hakkında bilği ve en görüşlerinize ihtiyacım olduğunu düşünmekteyim sevgiler

Adsız dedi ki...

iletişim fakültesi öğrencisiyim.Senaryolarımı değerlendirmeniz açısından sizlerle tanışmak istiyorum.
gokce773@mynet.com
gökçe eren.

O.Ç. dedi ki...

Türkiye gibi bir ortamda birbirinize destek olup tavsiyelerde bulunmanız gerekirken böyle saçma tartışmalara girmeniz yersiz. Bence fikir üretin, görünen köyün tarif edilmesini kimse istemez...

Adsız dedi ki...

mrh benim elimde çok iddialı bir dramatik sinema film senaryosu var. senaryomu ciddiye alıcak senarist abilerimle tanışmaktan memnun olurum bana inan.osman@gmail.com msn ve mail adresi ile ulaşabilirsiniz...