Pazartesi

ATİLLA AYDOĞDU, BÜLENT ORAN'I YAZDI

HAYATIMIZIN SENARİSTİ , BÜLENT ORAN ÖLDÜ
26/09/04- Birgün-Atilla Aydoğdu

Dört gün önce Bülent Oran öldü. Hani yıllarca didiştiğiniz babanız bir gün gelir ölür
de, siz o zaman anlarsınız ya dünyanın kaç bucak olduğunu... İşte o zaman fark edersiniz
aslında kendinizin ne kadar da çok babanıza benzediğini. Oysa bu size hep söylenmiştir
de siz anlamamışsınızdır o güne kadar. İdrak denen ruh halinin ayırdına da o zaman
varırsınız. Ne kadar reddetseniz de siz babanızın oğlusunuzdur. Ne kadar direnseniz de
siz de babanızın yaptıklarını yapıyorsunuzdur. Bülent Oran'ı kaybetmek de sinemaseverler
için bundan çok farklı olmasa gerek.
Onun kim olduğunu bilenler bir yana ismini duymayanların bile hayatlarında kalıcı
hasarlar bırakmış biriydi Bülent Oran. Hepimizin geçmişinde "Yeşilçam" denen bir kavram
bulunuyorsa, işte bunu ona borçluyduk. Hayattayken kendisinin bile sayısını
hatırlamadığı kadar çok, belki de binlerce filme hep aynı senaryoları yazmıştı Bülent
Oran. Birbirinin aynı olsa bile aradan geçen onca yıla rağmen her gün ekranlarda
karşılaştığımız bu filmleri nasıl oluyor da her seferinde aynı sevgiyle izleyebiliyoruz
acaba? Severek izliyoruz, en azından ben severek izliyorum çünkü onlar bizim de
geçmişimiz. Gerçek hayatta karşılaşmayacağımız tesadüflerle ya da her türden yanlış
anlamalarla doluymuş ne çıkar bu filmler "biz"iz sonuçta...
Hemen her televizyon dizisine aynı karakterleri yerleştiren, dönüp dolaşıp herkesin
başına aynı olayları saran yüzlerce senaryo yazarının acaba kaç tanesi Bülent Oran'ın
senaryolarına burun kıvırmıştır acaba vakti zamanında... Eminim ki bir gün geriye
baktıklarında ustalarına ne kadar benzediklerinin farkına varacaklardır. "Ne halt
edersen O'sun" denir ya, bizler de hangi filmleri izlemişsek O'yuz işte. O filmleri
kimler yazmışsa, kimler oynamışsa, kimler yönetmişse "Onlar"ız. Bu nedenle biz o
filmleri seviyoruz. Kendini sevmeyen bireylerden oluşan kendini sevmeyen bir milletin
kendini üstü kapalı bir şekilde onaylaması da belki böyle oluyordur. Bu nedenle Bülent
Oran'lar öldüğünde bizden de bir şeyler ölür. Sinemaseverlerin başı sağolsun.

Hiç yorum yok: