Çarşamba

TÜRKAN ŞORAY'IN YAZDIGI SANILAN FİLMLERİ ADNAN ÖZYALÇINER YAZMIŞ


Adnan Özyalçıner kitap-lık Dergisi'ndeki makalesinde Türkan Şoray adına roman ve film senaryosu yazdığını, 'Buruk Acı' şiirinin de Sennur Sezer'e ait olduğunu açıkladı

Adnan Özyalçıner, kitap-lık Dergisi'nin mayıs sayısında Nedim Şener'in 'Uzanlar: Bir Korku İmparatorluğunun Çöküşü' adlı kitabıyla gündeme gelen 'Buruk Acı'nın sözlerini Türkan Şoray yazmadı tartışmalarına açıklık getiriyor. 'Kitapta adımdan söz edilmeseydi bu açıklamayı yapmayacaktım. Olayın yalan yanlış aktarılması karşısında işin gerçeğini belirtme gereğini duydum' diye başlıyor Özyalçıner 'Türkan Şoray'ın Gölge Yazarıydım' başlıklı itirafnamesine.

Yeni İstanbul Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Kayhan Sağlamer'in 1968 yılında kendisinden Türkan Şoray adına bir roman yazmasını istediğini söyleyen Özyalçıner 'Kabul edip etmediğimi açıklamama fırsat kalmadan elime deri kaplı süslü bir klasör tutuşturdu. Bu ilk beş sayfayı ertesi güne yetiştirmemi istedi' diyor. Özyalçıner eşi Sennur Sezer'le birlikte Şoray'ın adına yazdığı daha sonra filme de çekilen ve büyük başarı kazanan romana 'Buruk Acı' adını verdiklerini söylüyor. Romanda yer alan ve şarkı yapıldıktan sonra filmden bile daha popüler olan 'Gurbet içimde bir ok, her şey bana yabancı' dizeleriyle başlayan şiiri Sezer'in yazdığını anlatan Özyalçıner bu proje için parayı da Rüçhan Adlı'dan aldıklarını açıklıyor.

'Buruk Acı'nın başarısından sonra yine Şoray adına 'Buğulu Gözler' adlı bir roman yazdığını anlatan Özyalçıner'ın en çarpıcı açıklaması ise Şoray'ın yönetmenliğini yaptığı 'Dönüş' adlı filminin öyküsünün de kendine ait olduğunu söylemesi. Daha sonra Şoray'ın 'Damsız Kadınlar' diye bir film sipariş ettiğini anlatan Özyalçıner bu zaman zarfında tüm bağlantıyı da Rüçhan Adlı'nın kurduğunu ve Şoray'la hiç görüşmediklerini yazıyor. Özyalçıner yazısını Şoray'ın eşi ile birlikte onu yemeğe davet edip çeşitli kadın tiplerini canlandıracağı bir filmin senaryosunu teklif ettiğini söyleyerek bitiriyor: 'Üstelik gölge yazar olarak değil gerçek adla yazacaktım. Bu bir çeşit günah çıkartma mıydı bilmiyorum. O gün bugündür ne arayan var ne soran.'

Hiç yorum yok: